Cephe Sistemleri iş Güvenliği

Cephe Sistemleri iş Güvenliği; Türkiye’deki iş sağlığı ve güvenliği anlayışındaki değişim süreci 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu ile başlamış fakat bu kanunun ortaya koyduğu teftiş ve müfettişe bağlı tespit bazlı reaktif anlayış yerine acil durum planları ve risk analizlerine bağlı risk bazlı proaktif yaklaşımın ortaya konmasında maalesef hem kanunun kendisi hem de çıkartılan yönetmelikler yetersiz kalmıştır. Bu sıkıntıların aşılması ve ön görülen anlayışların yasalarda karşılığını bulması için 2013 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna dayanarak peyderpey çıkartılan yönetmelikler ile gerekli düzenlemeler gerçekleştirilmeye başlamıştır. Bu değişim sürecinde çatı ve cephe kaplamaları işlerinin yürütüldüğü Yüksekte Çalışmalarda İş Sağlığı ve Güvenliği konusu da etkilenmiştir. Yüksekte çalışamalar ile ilgili sayısal verilerle yapılması gerekenleri ortaya koyan Tüzükler 6331 sayılı kanun ile yasal dayanağını kaybetmiş ve bu bilgiler yeni çıkartılan yönetmeliklerde güncellenerek yerini almıştır. Bu çalışmada yüksekte yapılan işlerde iş sağlığı ve güvenliği konusu mevzuatta gerçekleşen değişiklikler ile birlikte ele alınmıştır. ANAHTAR KELİMELER Yüksekte Çalışma, 6331 Sayılı Kanun, İş Sağlığı ve Güvenliği, çatı iş güvenliği, cephe sistemleri iş güvenliği, dış cephe iş güvenliği, havalandırma iş güvenliği, Yüksek Çevre Mühendisi , Harun Büyük

inşaat İş Güvenliği


 6331 iş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

inşaat iş güvenliği ,kadıköy iş güvenliği, kadıköy belediyesi iş güvenliği uzmanı
inşaat iş güvenliği  Uzmanı / Harun BÜYÜK

6331 sayılı kanuna göre, işveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni
risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır.

 Zorunluluk

Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlere bakıldığında çatı ve cephe işlerinin de içinde bulunduğu yapı işleri bu grupta yer almaktadır. Buna göre yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler bu işlerde çalıştırılamazlar. Tehlikeli ve çok
tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlarda işe başlatılamazlar.


 Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği

Yeni yayınlanan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ekler kısmına kısmen de
tüzükteki bilgiler eklenmiştir. Bunun yanında risk bazlı anlayış gereği yapılacak çalışmalarda
uyulması gereken kurallarda bu yönetmelikte yer bulmuştur. Yüksekte çalışmalarda yapılması
gereklerde bu yönetmelikte sıralanmıştır.

cati ve yuksekte calisma Bildiri kurklu
Yüksek Çevre Mühendisi Harun Büyük. 0544 323 87 46

iskele Yük Sınıfı Nasıl Belirlenir?

iskele Yük Sınıfı Nasıl Belirlenmesi ,

DIŞ CEPHE ÇALIŞMALRINDA İSKELE SINIFI BELİRLEME HESAPLAMASI
DIŞ CEPHE ÇALIŞMALRINDA İSKELE SINIFI BELİRLEME HESAPLAMASI

Cephe Sistemleri iş Güvenliği

Cephe Sistemleri iş Güvenliği; Türkiye’deki iş sağlığı ve güvenliği anlayışındaki değişim süreci 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu ile başlamış fakat bu kanunun ortaya koyduğu teftiş ve müfettişe bağlı tespit bazlı reaktif anlayış yerine acil durum planları ve risk analizlerine bağlı risk bazlı proaktif yaklaşımın ortaya konmasında maalesef hem kanunun kendisi hem de çıkartılan yönetmelikler yetersiz kalmıştır. Bu sıkıntıların aşılması ve ön görülen anlayışların yasalarda karşılığını bulması için 2013 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna dayanarak peyderpey çıkartılan yönetmelikler ile gerekli düzenlemeler gerçekleştirilmeye başlamıştır. Bu değişim sürecinde çatı ve cephe kaplamaları işlerinin yürütüldüğü Yüksekte Çalışmalarda İş Sağlığı ve Güvenliği konusu da etkilenmiştir. Yüksekte çalışamalar ile ilgili sayısal verilerle yapılması gerekenleri ortaya koyan Tüzükler 6331 sayılı kanun ile yasal dayanağını kaybetmiş ve bu bilgiler yeni çıkartılan yönetmeliklerde güncellenerek yerini almıştır. Bu çalışmada yüksekte yapılan işlerde iş sağlığı ve güvenliği konusu mevzuatta gerçekleşen değişiklikler ile birlikte ele alınmıştır. ANAHTAR KELİMELER Yüksekte Çalışma, 6331 Sayılı Kanun, İş Sağlığı ve Güvenliği, çatı iş güvenliği, cephe sistemleri iş güvenliği, dış cephe iş güvenliği, havalandırma iş güvenliği, Yüksek Çevre Mühendisi , Harun Büyük

İşverenin Uzmanı işten Çıkartması Tazminat Hakkı

 İş güvenliği uzmanı işten çıkartılırsa hakları nelerdir?
uzmanın işten çıkartılması durumda tazminat hakkı

 Cevap 

İşveren, yanında çalıştırdığı uzmanın kendisini Bakanlığa şikâyet etmesi halinde, uzmanın işine son veremeyecek. Eğer sırf bu şikâyet sebebiyle uzmanı işten çıkarırsa, aynen sendikal tazminatta olduğu gibi, iş güvenliği uzmanının 1 yıllık ücreti tutarında tazminat ödemek durumunda kalacak.
Diğer yandan, iş güvenliği uzmanının işyerinde durdurmayı gerektiren bir eksikliği bildirmediği tespit edilirse 3 - 6 ay belgesinin askıya alınması söz konusu olacak. 

Başlıca Yüksekte Çalışma Kişisel Koruyucu Donanımlar

Başlıca Yüksekte çalışmalardan işçinin kendini korumaya yönelik kullanması gereken Kişisel Koruyucu Donanım aparatları ( KKD)

yüksekte çalışma aparat seçimi
yüksekte çalışma aparat seçimi

Tespit Öneri Onaylı Defter

Iş Güvenliği Uzmanı , Işyeri Hekimi ve İşveren/işveren vekili tarafından imza altına alınan ve bir tek defter uzman ve iş yeri hekimi olumsuz durum karşısında kurtarabilir. Bu Defterin Amacı; iş yerinde var olan ve sonradan gelebilecek tehlikelerin işverene tebliğ edilmesini içerir, Uzman ve İş Yeri hekimi tüm tehlikeleri ve buna bağlı Riskleri Deftere önlem alınması gerekliliğini yazar Sorumlular belirlenir , yapılan Risk Değerlendirmenin Proaktif yaklaşımla D.ö.f lerinin oluşturulması ( Düzenleme Önleme Faaliyetleri) gerekliliğini deftere bir bir yazar , gözle görülen bariz eksiklikler , tehlikeler ve oluşacak riskler yazılır ve imza altına alınır , sonra uzman ve hekim birer alt nüshasını alır ve evinde saklar, oluşan kaza ve mahkeme sürecinde bu defter sayfalarının her bir kelime ve cümlesine ihtiyaç olacaktır.Uzman ya da hekim ben dedim yapmadılar olmayacaktır. '' Söz uçar yazı kalır '' prensibinde işler mahkemeler .Dolayısıyla bu defter parçalarına sayfalarına '' iş Güvenliği Uzmanının ve İş Yeri Hekiminin '' çok ihtiyacı vardır. Ancak benim çalışma prensibim bu değil; Elbette defter beni kurtaracak ancak unutulmayan şu vardır. İş verenler bu Kanunun ve sonrasında oluşacak tahribatın farkında değillerdir, İş Sağlığı ve Güvenliği hizmeti bir danışmanlık ve doğru yönlendirme gerektiren , doğru bilgilendirme gerektiren bir kanun dizesidir. Benim yasal zorunluluğum bulunan bir işletmelere örneğin 1 saat ay zorunluluğum olduğu halde haftada bir ziyaret eder , eksiklilerin yapılmasını bizatihi sağlarım, olmuyorsa tekrarından dener yine ziyaret eder ve çalışanlara taahhütler sunar ve imzalattırırım .Çünki ,ben söyledim işveren yapmadı olmamalıdır. http://bireyselisguvenligi.com/is-guvenligi-uzmanligi İş Sağlığında bence en önemli yaklaşım , olabildiğince Uzmana yardım edecek ekipler ve ekiplerin görevlerini en iyi içeren bilgiler ile sürekli desteklenmelidir. Çünkü sahayı çalışanlar daha iyi bilir , ve olabildiğince çalışanlardan bilgiler alınarak tehlikelerin belirlenmesi sağlanır. Bana göre en çok dikkat edilecek maddeler aşağıdadır; http://bireyselisguvenligi.com/is-guvenligi-uzmanligi D.Ö.F ( DÜZENLEME ÖNLEME FAALİYETİ ) Özellikle '' konut inşaat '' iş güvenliği hizmetlerinde yapılması gerekenlerin başında tespit öneri defterine yazılanları düzenleme önleme faaliyetleri adı altında görsel resimlerle hazırlanması gereken saha denetim raporu oluşturmaktır. İşin adı , işin bölümü,mevcut bulunan tehlikeler, bu olumsuzlukların giderilmesi için gerekli kanun ve yönetmelikteki dayank, sorumlu seçimi,asıl işveren , alt işveren ya da bu işverenlerin belirlediği bölüm ile ilgili çalışanlar seçilip termin tarihi oluşturularak yapılan D.Ö.F lerin bir de takibi olması zorlukların bir bölümünün üstesinde gelinir. Uzman tarafından hazırlanıp tebliğ edilen rapora işveren tarafından olumlu olumsuz olarak cevap verilmesi oldukça önemlidir. Acil tehlike içeren DÖF maddeleri için işverenin kayıtsız kalması Uzmanın üzerindeki sorumluluğu daha da artırmaktadır. Kayıtsız kalınan D.Ö.F cevaplarına karşılık uzman mutlaka BÖLGE İŞKURA firmasını şikayet etmeli, şikayetinden dolayı işveren uzmanın işine son verirse işverene ceza olarak 12 ay uzmanın ücretini peşin yatırmakla zorunludur. Eğer uzman şikayet etmez ise uzmanın belgesine 3 ay ile 6 ay arasında belgeye el konulur. Mutalaka işveren ile sözleşme yaparken iken bu ibarenin belirtilmesi gerekmektedir. Yine tespit öneri defterine yazılan olumsuzlukların düzenlenmesi gerektiği maddeler için oluşturulan resimlerin arşive edilmesi gerekmektedir. Özellikle deftere yazılması gereken bir olumsuzluğu sizlerle paylaşmak isterim. Asansör şaft boşlukları için oluşturulan platformlar için yük taşıma kapasite raporu , ve o bölge de kolayca görünen yerlere '' bu alanda çalışmak yasaktır, yük kapasite bilgisi, çalışılması zorunlu olduğu durumlarda mutlaka tam vücut korumalı paraşüt tipi emniyet kemeri kkd kullanımının zorunlu olduğunu üzerine iskle vs kurulmaz , kurulacaksa taban platform yük kapasite raporuna göre kurulan iskelenin taşıma kapasitesi ve iş güvenliği uygunluk raporunun '' olması gerektiğini mutalka ve mutlaka defterde yer alamsına özen gösterilmesi gerekmektedir. İş Güvenliği tespit öneri defterini işverenein imzlayıp imzalmaması çok da önemli olmamakla birlikte alt iki nüshanın uzman ve hekimce saklanması ileride oluşabilinecek mahmeke,adli, vs durumlarda oldukça önemli olacağını düşünüyorum. 05327950757 - Haruun Büyük

Neden Bireysel iş Güvenliği Uzmanı Tercih Edilmeli

HARUN-BUYUK

Neden Bireysel İş Güvenliği ; iş güvenliği uzmanı olarak ,Firmayı daha iyi tanıma fırsatım oluyor, firma çalışanlarını daha iyi tanıyorum,iş verenle daha iyi münasebetimiz oluyor, Daha az firma ile çalışıp daha fazla zamanım oluyor,yasal zorunluluk ayda 2 saat ise ben o firmama ayda 4-5 defa ziyaretlerde bulunuyorum,daha iyi belge bilgi doneler arşiv yapılıyor, daha iyi tehlikeler tespit edebiliyorum ve daha kısa sürede kontrolleri elimde tutabiliyorum,daha sıcak ve samimi ortamlarda iş sağlığı ve güvenliği desteği ve danışmanlığı veriyorum.

Neden OSGB  ( Ortak Sağlık Güvenliği ) değil; Ortak Sağlık Güvenlik Birimi yani kısaca OSGB ile çalışan işletmelerin karşılaşacağı zorluklar yani dezavantajlar, avantajlardan daha az.Neden mi? Çünkü,Müşteri iş veren tespit öneriye giden iş Güvenlik Uzmanını ya da iş yeri hekimini tanıma zahmetinde bile bulunmuyor .Neyimiş efendim karşısında OSGB  var mış,paramı ben osgb ye veriyorum seve seve olmasa da zorunlu olarak bu hizmeti yapacaklar diyorlar.Neyimiş efendim fatura kesiyorlar diyorlar, Neyimiş efendim bir uzmanla anlaşamazsam başka uzmanla çalışırım diyorlar,Bu olmaz ,bunun zorluğu oldukça zor,İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ bir süreklilik arz eder , yeni gelen iş güvenliği uzman sil baştan tekrar tekrar tanışma, tehlike , riskleri belirleyecek, çünki her uzmanın yaptığı yapacağı RİSK değerlendirme ve ya ACİL Durum planı farklılık arzeder.Yeniden çalışanlarla muhatap olacak , yani bir sürü kargaşa,Ayrıca osgb'lerin kendi ortaklık yapılarından kaynaklı bir sürü sorunlar uzmanlara ve hekimlere yansıtılmaktadır.
Şunu belirtmek isterim ki; OSGB ' lerin verdiği kanunen iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimi hizmeti ile Bireysel iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi hizmeti arasında hiç fark yoktur .Lakin işveren /işveren vekili ve çalışanlar  ile  bireysel iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi  daha sıcak samimi ortam oluşması ve daha düzgün dökümantasyon sağlamak için işveren ya da işveren vekili ile ve de çalışanlarla çalışmak süreklilik arzeder.

İlginç bir durumu paylaşmak isterim ,dışarıdan bakıldığında  gerçekten de çok büyük gibi gözüken ( reklamlarla ) bir OSGB ile tanışma fırsatım oldu. 2 uzman 1 iş yeri hekimi 1 muhasebe,1 tahsilatçı ,4 satış danışmanı , 2 de ortaklardan oluşuyormuş yani 11 kişiden ),5 araç ,Çok da şaşalı bir mekan ve iç dekorasyonu da oldukça şık ve gösterişli ve de gerçekten de ayda en az 70.000 tl-100.000TL masrafları olduğu aşikar,Peki bu kadar gider kimlerin sırtından sağlanıyor ,tabiki 2 uzman ve 1 iş yeri hekimi toplam 3 kişi   tarafından , işte bu kadar gider ,ortakların kendi cebinden sağlanamayacağı için müşterilerin üzerinden sağlanmaktadır.Dolayısıyle fiyatlarda bireysel iş güvenliği uzmanı, bireyesel iş yeri hekiminden daha fazla olacaktır ve bu osgb'nin ( ortak sağlık güvenlik biriminin) tüm giderleri firmalara paylaştırılmaktadır.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 6331 Para Cezaları 2017

 Soru: 2017 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İdari Para Cezaları – 6331 Para Cezaları

iş güvenliği para cezaları - Harun Büyük -cezalar

 Cevap

İş kazaları idari para cezalarının artmasına neden oldu. Halen toplamda 650 bin olan çok tehlikeli ve tehlikeli işyerlerinin sadece 180 bini uzman ve hekim çalıştırmaya başlamış. Oysaki yasa bu kapsamdaki işyerleri için neredeyse 3 yıldır yürürlükte. Hal böyle olunca, Çalışma Bakanlığı cezaları arttırma kararı aldı. Cezalar yüzde 25 ile yüzde 200 arasındaki oranlarda artırıldı. Ayrıca yeni yasa taslağında yer alan uzmanları, hekimleri çalıştırmayan işyerlerinin affedilmesi de yasadan çıkarıldı. Yani Bakanlık isterse geçmişe dönük olarak 470 bin işyerine ceza yazabilir. Bakanlık tek bir tuşa dokunarak, müfettiş göndermeden cezaları uygulama imkanına da sahip.
............İşyeri Hekimi : İş Güvenliği uzmanı için; 1-10 kişi çalıştıran ; 11-49 işçi çalıştıran işletmeler ; 49< ve üzeri çalıştıran işletmelerin / Az Tehlikeli - Tehlikeli - Çok Tehlikeli sınıflarına göre cezalar Şöyledir.

Uzman ve İşyeri Hekimi  bulundurmamak:.....6.700 TL /8.450 TL / 10.140 TL  ( 1-10 Az tehlikeli / Tehlikeli / Çok tehlikeli Sınıf  İşletmeler)

....................6.760 TL/10.40 TL /13.520 TL  ( 11-49 Az tehlikeli / Tehlikeli / Çok tehlikeli Sınıf  İşletmeler)

...................10.140 TL /13.50 TL / 20.280 TL ( 49 < yani 50 ve üzeri işçi çalıştıran Az tehlikeli / Tehlikeli / Çok tehlikeli Sınıf  İşletmeler)

Kaynak : ÇSGB 

Neden Biz ?

 GÜVENİLİR HİZMET

işyeri Hekimi ( Dr. Zekeriya Gün,Dr. Cenk İnci ), iş Güvenliği Uzmanı (Harun Büyük, Alparslan Öniz,Murat Koç ), Diğer Sağlık Personeli ( Bekir Karaday ) ekibimiz tarafından sözleşmeler yapılıp, tespit önerilerimizi saat bazında kalmamakla birlikte saha sürekli gözetimimiz altında, tüm görevlerimizi yerine getirmek kaydıyla '' iş sağlığı ve güvenliği , isg  '' edimimizi yerine getirmekteyiz. Fiyatlarımız tamamen müşteri görüşmesinde karşılıklı saygınlığa bağlı değişebilmektedir. Asolan ; Projes süresi, çalışabilecek işçi sayısı,alttaşeron sicil numarası olacak mı olmayacak mı? Bir güvenlik sağlık planı var mı ?,Şantiye şefi sahaya uğrar mı uğramaz mı, yapı denetim firmasının geçmişi,sahada inşaat mimar,mühendis var mı yok mu? ulaşım mesafesi,müşterinin özel istekleri  gibi kriterler fiyatları mutalaka etkilememktedir.


 HİZMET POLİTİKAMIZ 

 İşletme körlüğünü ortadan kaldırarak, deneyimli bir kadro tarafından eksikler ve gereklilikler rapor halinde sunulmaktadır.İnsan sağlığı her duygu ve düşüncenin üzerindedir.Bu sebeple Çalışanların sisteme adaptasyonu zor ve bir o kadar keyifli eğitim süzgeçlerinden geçirilerek ,düzelmeler olduğunu gördükçe keyif almaktayız, ve insanlığa gerçekten faydalı bir toplum olma yolunun önü sonuna kadar açılmış bulunmaktadır.

 YASAL TAKİP

İş Sağlığı ve Güvenliği 6331 Sayılı Kanun kapsamında işverenlerin '' ONAYLI DEFTER '' olmak zorunluluğu vardır ve Iş Güvenliği Uzmanı ,Iş Yeri Hekimi tarafından her defasında gidilip tespit ve önerilerin deftere yazılması ve sorumluların belirtilerek imza altına alınmasını kapsar,Sorumlular üzerine düşen eksiklikleri yapmadıkları takdirde Bakanlığa iş veren ( iş yeri ) şikayet edilir .Amacımız kesinlikle ceza ile başbaşa bırakmak olmadığını ancak, eksikliklerin bir an evvel giderilip daha insanca yaşanılabilinir bir ortam oluşturulmasıdır. Bakanlıkla ilgili yasal süreç tarafımızdan takip edilerek işverene rapor halinde sunulacaktır.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ GELİR VERGİSİ NASIL HESAPLANIR?

Bilindiği gibi 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında neredeyse bütün işyerleri İSG Hizmetleri alması gerekmektedir. İşveren bu hizmeti kendisi yapabileceği gibi, işyerinde çalışanlar arasından uygun nitelikte birilerini görevlendirebilir veyahut dışarıdan bu hizmeti alabilir. İşveren söz konusu hizmetleri dışarıdan bir OSGB vasıtasıyla veya bireysel çalışan iş güvenliği uzmanından hizmet olarak yerine getirebilir. İş güvenliği uzmanları 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nedeniyle hizmet verdikleri firmalarda 4/a’lı sigortalı olarak gözükmektedirler. Uzmanlar yapmış oldukları hizmet gereği vergi vermesi gerekmektedir. Yalnız uzmanın yapmış olduğu hizmetlerin vergilendirilmesinde bazı hususlar muğlak kalmakta ve bazı yanlış anlaşılmalar doğmaktadır.

Karışıklık olan bazı konular şu şekilde sıralanabilir;

  • İSG hizmetleri kapsamında yaptıkları işin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı,
  • Serbest meslek faaliyeti ise serbest meslek makbuzu düzenlenip düzenlenmeyeceği,
  • İkametgâh adreslerini işyeri olarak kullanıp kullanamayacakları vb.
  BAĞIMLI OLARAK GELİR ELDE EDİLEN UZMANLARIN VERGİLENDİRİLMESİ

Uygulama olarak ücret ile serbest meslek kazancının ayırımı oldukça zordur. Bağımlı çalışmanın iki önemli unsuru işyerine ve işverene bağlılıktır. Eğer iş güvenliği uzmanı kendisine ait olmayan bir işyerinde çalışıyorsa ve bir işverenin sevk ve idaresinde görevini sürdürüyorsa bağımlılık unsurundan söz edilebilir. Bu unsurların bulunmaması halinde, gelir vergisi açısından işverene tabi olarak işveren-hizmetli ilişkisi dahilinde bağımlı çalışmadan söz edilmesi mümkün değildir.

            Eğer iş güvenliği uzmanı faaliyetlerini bir işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak sürdürüyor ise bağımlı çalışmış olur ve elde ettiği gelir “ücret” olarak değerlendirilir. Kazanılan gelir ücret olduğundan dolayı iş güvenliği uzmanının kazancı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 63, 94, 103 ve 104. maddeleri uyarınca vergilendirilir. Gelir Vergisi Kanunun 61’inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış ve “tahsilat, zam, avans, aidat, prim, ikramiye”  gibi adlar altında ödenmesinin mahiyetini değiştirmeyeceği dile getirilmiştir. Önemli olan husus bir ortaklık mahiyetinde olmaması gerektiğidir bunun haricinde ücretin kazancın belli bir yüzdesi şeklinde belirlenmesinin dahi bir önemi yoktur. 

Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre kesintiler yapılır.

Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife 2016 yılı için

12.600 TL’ye kadar  % 15
30.000 TL’nin 12.600 TL’si için 1.890 TL, fazlası    % 20
69.000 TL’nin 30.000 TL’si için 5.370 TL, (ücret gelirlerinde 
110.000 TL’nin 30.000 TL’si için 5.370 TL), fazlası 
% 27
69.000 TL’den fazlasının 69.000 TL’si için 15.900 TL, (ücret 
gelirlerinde 110.000 TL’den fazlasının 110.000 TL’si için 26.970 TL), fazlası
% 35

Gelir vergisinin nasıl hesaplanacağı söz konusu Kanunun 104’üncü maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre öncelikle vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki engellilik indirimi düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetler uygulanmalıdır. Daha sonra ücretin aylık vergilendirilmesinde yıllık vergi 12’ye bölünmek, gündelik vergi aylık vergi 30’a bölünmek suretiyle hesaplanır.

Bireysel Olarak Kendi Nam ve Hesabına Çalışan İş Güvenliği Uzmanlarının Vergilendirilmesi

Daha önce dile getirdiğimiz gibi bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına bireysel olarak çalışan iş güvenliği uzmanlarının elde ettiği kazanç  “serbest meslek kazancı” olarak değerlendirilir ve yıllık beyannameyle bildirilmesi gerekir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. maddesinde, Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı faaliyetin;

– Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması,

– Bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması,

– Devamlı olması unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır.

Bireysel olarak iş güvenliği uzmanlığı yapanlar Gelir Vergisi Kanunu’nun 85’inci maddesine göre yıllık beyan vermesi gerekmektedir. Bireysel çalışan iş güvenliği uzmanları gelir vergisinden söz konun 94’üncü maddesinde belirtilen hususların bulunması durumunda indirim yapmakla yükümlüdür. Ayrıca, bu faaliyetten dolayı iş güvenliği uzmanına yapılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişilerce yapılması durumunda bu ödemeler üzerinden aynı fıkranın (2/b) bendi uyarınca %20 oranında gelir vergisi indirilmesi gerekmektedir. Bireysel çalışanlar bir işverenden tevkifat yapılarak elde ettiği ücreti serbest meslek kazancı kapsamında verilecek beyannameye dahil edemez.  Ancak, başka bir işverenden de ücret geliri elde edilmesi ve birden sonraki işverenden elde edilen ücretlerin toplamının 103. maddede yazılı tarifenin ikinci diliminde yer alan (2016 yılı için 30.000 TL) tutarı aşması halinde, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş tüm ücretlerin yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 121. Maddesi uyarınca yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gereken 18. madde kapsamındaki istisna serbest meslek kazançları üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, istisna tutarına isabet eden kısım hariç tevkif edilen vergiler mahsup edilecektir. Hasılat tutarının bir kısmından tevkifat yapılmamış olması halinde, istisnaya isabet eden tevkifat tutarı [(İstisna Tutarı/Toplam Hasılat) x Toplam Tevkifat] formülüne göre hesaplanacaktır. 

Bireysel Çalışan İş Güvenliği Uzmanları Ev Adresini İşyeri Olarak Gösterebilir mi?

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “İşyeri” başlıklı 156. Maddesine göre mükelleflerin faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin işyeri özelliğini taşıyabilmesi için, bu yerlerin faaliyetin icrasına tahsis edilmesi veya faaliyetin icra edildiği yer olma özelliğini taşıması gerekmektedir. Bu noktada önemli olan faaliyet gösterilecek alanın ayrı bir işyeri açılmasını gerektirip gerektirmemesidir. Eğer iş güvenliği uzmanı bireysel olarak çalışıyorsa ev ikametini işyeri olarak gösterebilir bununla beraber 28 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre  “… Hem işyeri hem ikametgâh olarak kiralanan gayrimenkuller vergi mevzuatımız açısından işyeri olarak kabul edileceğinden bu gayrimenkuller için ödenecek kiraların tamamı üzerinden” indirim yapabilir. Bu durumda hem ikamet edilen hem de işyeri olarak kullanılan konut için yapılan kira ödemelerinden, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesine göre ödemelerin tamamı üzerinden %20 oranında gelir vergisi üzerinden düşebilir.
Bu vergi bilgilendirme konu yazısı  Sayın Recep Güner Hoca'nın sayfasından alınmıştır. ( http://www.recepguner.com/uzman-vergi/)

 
 
 
 
Önlemek Ödemekten Ucuzdur
İş Kazasını Önlemek, Bedelini Ödemekten Ucuz ve Kolaydır.

Referanslarımız